Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in geçen yıl kaybolduktan haftalar sonra göl kıyısında bulunan cansız bedeniyle ilgili soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Adli Tıp raporunda genç kızın vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA tespit edilmesinin ardından, savcılığa başvuran bir vatandaş kaybolma gecesine dair önemli bilgiler paylaştı. Tanık, Rojin’e benzeyen bir genç kızın iki erkek tarafından zorla bir araca bindirildiğini gördüğünü iddia etti. Savcılık, ifadedeki detaylar doğrultusunda soruşturmayı genişletiyor.
Adli Tıp Kurumu’nun DNA bulguları sonrası soruşturma derinleşirken, Manisa’da yaşayan bir vatandaşın savcılığa verdiği ifade dosyaya kritik bir boyut kazandırdı. Olay tarihinde eşiyle birlikte Van’da bulunduğunu belirten tanık, 27 Eylül akşamı misafirhaneye dönerken genç bir kız ve yanında bulunan bir erkek arasındaki konuşmaya şahit olduğunu söyledi.
Tanık, “Bir erkek, Rojin’e benzettiğim kızın kolundan tuttu. ‘Yürü gidiyoruz’ dedi. Kız da ‘Babamın haberi var mı?’ diye sordu. Erkek ise ‘Var’ dedi” ifadelerini kullandı.
Tanık, olay anında yolun karşısında bekleyen bir araç olduğunu ve aracın içinde ikinci bir erkek bulunduğunu belirtti. Bu detay, ATK raporunda tespit edilen iki farklı erkek DNA’sı ile örtüşmesi açısından dikkat çekti. Tanık, “Kızla birlikte o araca bindiler. Nereye gittiklerini bilmiyorum” diyerek ifadesini tamamladı.
Olaydan bir yıl sonra neden tanıklık yaptığı sorulan vatandaş, basına yansıyan Adli Tıp raporunun kendisini harekete geçirdiğini söyledi. “Haberlerde iki kişinin DNA’sının bulunduğunu okuyunca, o gece gördüğüm kişileri hatırladım ve şüphelenip ifade vermeye karar verdim” dedi.
Savcılığın, yeni ifadede yer alan eşkal ve araç bilgileri doğrultusunda inceleme başlatması bekleniyor. Olayın aydınlatılması için hem tanığın verdiği bilgiler hem de DNA bulgularının birlikte değerlendirileceği ifade ediliyor.
Öte yandan Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında DNA profili alınan kişi sayısının 195’e ulaştığı bildirildi. Genç kızın 27 Eylül’de yurttan ayrıldıktan sonra kaybolması ve 15 Ekim’de İpekyolu ilçesinde cansız bedenine ulaşılması, olayın cinayet mi yoksa başka bir nedenden kaynaklandığı yönündeki tartışmaları hâlâ sürdürmeye devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi