Gündem

İş insanı Erol Sabancı’ya ‘yalancı’ tanıklık şikayeti

250 bin doları inkar etti, “Ben damadıma 250 bin doları vermedim”

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Sabancı’nın kızı Çiğdem Sabancı Bilen ile boşanma aşamasında olan iş insanı Faruk Bilen, bu defa kayınpederi ile adliyelik oldu. Kendisine düğün hediyesi olarak verilen 250 bin doların iadesi için açtığı davada kayınpederi Erol Sabancı’nın yalancı tanıklık yaptığını iddia eden Faruk Bilen, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Erol Sabancı’nın tanık olarak verdiği ifadesinde ‘ben damadıma 250 bin dolar vermedim’ demesine çok üzüldüğünü belirten Faruk Bilen, “İki yıldır evden ve işimden atılmak süretiyle yaşadığım mağduriyetten çok, inanın ki kayınpederimin bu inkar durumuna üzüldüm. Erol Sabancı, ahlaki vicdanına sadık kalmayarak kızını ve kişisel menfaatlerini koruyarak gerçekleri saklamıştır” dedi.

EŞYALARINI VERMEDEN EVDEN KOVDU, BOŞANMA DAVASI AÇTI
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erol Sabancı’nın iş kadını kızı Çiğdem Sabancı Bilen’in kişisel eşyalarını vermeden kendisini evden kovduğunu ve asılsız iddialarda bulunarak boşanma davası açtığını iddia eden 27 yıllık eşi Faruk Bilen, ağır mağduriyet yaşadığını ve yoksunluklara sürüklendiğini iddia ederek 250 bin liralık nafaka davası açmıştı.

Eşinin ‘Ben artık Dolce Vita’ bir hayata geçiyorum. İstediğim gibi gezip eğleneceğim, arkadaşlarımla özgürce seyahat edeceğim’ şeklinde konuşarak özgürlüğünü ilan ettiğini öne süren Faruk Bilen, kayınpederi Erol Sabancı’ya olan bağlılığı nedeniyle yıllardır eşinin bu tutumuna sessiz kaldığını öne sürmüştü.

Aralarındaki ‘boşanma’ ve ‘nafaka’ davaları devam ederken Faruk Bilen, kayınpederi Erol Sabancı’nın 27 yıl önce düğün hediyesi olarak kendisine taktığı 250 bin doların iadesi için mahkemeye başvurmuştu.

EROL SABANCI, “BEN 250 BİN DOLAR VERMEDİM”
Faruk Bilen, Aile Mahkemesi’ne açtığı kendisine düğün hediyesi olarak takılan 250 bin doların iadesi davasında, bu parayı hediye eden kayınpederi Erol Sabancı’yı tanık olarak gösterdi. İddiaya göre Çiğdem Sabancı’nın avukatları, Erol Sabancı’nın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek tanık olarak dinlenmesinin uygun olmadığını belirterek Faruk Bilen’in bu talebine itiraz etti.

Aile Mahkemesi, Faruk Bilen’in bu talebini kabul ederek iş insanı Erol Sabancı’nın tanık olarak dinlenmesine karar verdi.

Aile Mahkemesi hakimi, katibi ve diğer görevliler, tanık olarak Erol Sabancı’yı dinlemek için ünlü iş insanının Bebek’teki Ayşe Sultan Korusu’ndaki evine gitti. Mahkeme hakimi, yazı işleri personeli, Faruk Bilen ve avukatlar huzurunda tanıklık yemini yapan Erol Sabancı ifadesinde, “Çiğdem Sabancı Bilen benim kızım olur. Bahsedilen 250 bin doları düğün hediyesi veya hediye çeki altında hiçbir şey vermedim. Başka maksatla herhangi bir hediyem olmadı” şeklinde konuştu.

EROL SABANCI’YA “YALANCI TANIKLIKTAN” SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU
Erol Sabancı’nın müvekkili aleyhine bilerek ve isteyerek ve gerçeklikten son derece uzak yalan beyanlarda bulunduğunu suç duyurusu dilekçesinde anlatan Faruk Bilen’in avukatı Handan Bakbak, “Erol Sabancı, yaşananları, üstelik kendi yaşadıklarını da inkar ederek, üstelik hediyeyi bizzat veren kişi olması nedeniyle en önemli tanık iken, yeminine sadık kalmamış, müvekkil aleyhine yalancı tanıklık yapmıştır. Bu durum müvekkilin Türk Medeni Kanunu kapsamında koruma altına alınmış bulunan alacak hakkını engelleyici bir etki yaratılmaya çalışılarak planlanmıştır. Mahkemeyi yanıltarak manipüle eden Erol Sabancı’nın bu beyanları suç teşkil etmektedir. Erol Sabancı, kendi vicdani ve ahlaki esaslarına sadık kalmayarak, kişisel menfaati ile kızı Çiğdem Sabancı ve avukatlarının müvekkilimize karşı planları ve husumetleri doğrultusunda yalan tanıklık yapmıştır. Müvekkilin kişilik haklarının ihlaline sebep veren ve haksız eylemlerde bulunan Erol Sabancı hakkında soruşturma başlatılarak hakkında kamu davası açılmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

KENDİSİ VE KIZININ KİŞİSEL MENFAATİ İÇİN GERÇEKLERİ SAKLADI
Konuyla ilgili açıklama yapan Faruk Bilen, “Ben Erol Sabancı’nın hem 26 yıl yanında çalışmış personeli hem de erkek evlat olarak gördüğü damadıydım. Düğün tarihinde de yanında çalışan yöneticiydim. Beni damat olarak değil CV’me, çalışkanlığıma ve kişisel vasıflarıma bakarak önce personeli olarak seçti. Zira ben Sabancı Holding’e girmeden önce bir başka bankada çalışıyordum. Beni kendisi transfer etti. Herşeyden önce geleneklerimize, kendisiyle olan iki başlı ilişkimize baktığımızda bu hediyeyi vermemiş olması mümkün değildir. Kızını ve kişisel menfaatlerini koruyarak gerçekleri saklayıp bir de huzurda yemin ederek düğün hediyesinin iadesinden kaçınması beni fazlasıyla üzdü. Ben de yaklaşık iki yıldır öncelikle bana yaşatılan önce evden, sonra işimden atılmak suretiyle yaşatılan mağduriyetten çok inanın ki bu inkar durumuna üzüldüm. Ben Erol beyden ‘evet bu parayı hediye olarak verdim, doğrudur. Ben Erol Sabancı’yım tabi ki damadıma hediye verdil’ demesini beklerdim. Üstelik ben bu parayı kişisel hediye olmasına rağmen eşimle kendi adıma müşterek bir hesap açılması şartıyla kabul ettim. Hayatımız müşterektir, paramız da müşterek olsun” dedi.