Bilindiği üzere özellikle ülkemizde her gelen sene geçen seneyi aratıyor duruma gelmişken, yeni yıl tam olarak fobi olmuş durumda.

Tüm dünyada doğal afetler ve sağlık konularındaki kötü deneyimler, dünyanın her geçen gün yaşlanması ile gelen doğal erozyon konularına bizim ülkemizde ekonomi, siyaset, toplum konularında da yaşanılan güçlükler eklenince toplum olarak yeni yıla girmekten korkar duruma geldik ki hatta mümkünse eski yılda kalmaya razı olmaya başladık.

Yurt Dışına Giden Gençlerden Yeni Akım: Türkiye Beni Kaybetti ama... - Medyafaresi.com Mobil

Yeni yıl fobisi deyince de aklımıza özellikle yaşadığımız bu tarihi günlerdeki veriler geldi, zira bu sene özellikle hem sosyal medya da yeni yıla girmeme direnişi ile yapılan espriler, hem de sokağın nabzına bakıldığında yeni yıl ile ilgili umutsuzluk araştırmaya değer geldi. Bu umutsuzluk özellikle yaşadığımız bu son iki ay oluşunca da akıllara ekonomik koşullardan başka bir şey gelmiyor zira insanların dile getirdiği umutsuzluk da hep bu konu çerçevesinde gelişiyor.

“Beyin göçü” olarak nitelendirdiğimi yurtdışına taşınan, taşınmak için kapıları aşındıran gençlerimizi görünce bir değerlendirme yapmak istedik. “Türkiye bir mühendis kaybetti, Avrupa bir garson kazandı” (örnek) mesajlarını hatırlarsınız. İşte hem bu kaybedişin hem de eski yılda kalmak için diretmemizin nedenleri;

Özetle aslında; 2003 yılında 87 kilo ekmek, 71 litre süt, bin yumurta alınan 100 lirayla bugün 11 kilo ekmek, 14 litre süt, 66 adet yumurta ancak alınabiliyor olması diyebiliriz ancak detaya inersek durum sadece yeni yıl fobisini de aşıyor gibi.

Erdoğan Süzer’in derlediği verilere göre; son birkaç ayda rekor değer kaybı yaşayan Türk Lirası'nın alım gücü 19 yılda insanları umutsuzluğa sürükleyen bir düşüş yaşadı.

2003'teki 100 TL'nin enflasyon oranında artırılması halinde bugünkü değeri 583 liraya denk geliyor olsa da 583 liranın alım gücü de 2003'teki 100 lirayı yakalayamıyor. Öyle ki bugün 583 lirayla sadece 64 kilogram ekmek alınabiliyor.

yeni yıl

19 yılda 9.5 kilogram dana eti alınan 100 liranın bugün sadece 1.5 kilogram ete yetmesi esnaf lokantalarından bile alım gücü olmadığı için et menülerinin çıkartılmasına neden olmuştu.

2003'ün Kasım ayından 2021'in Kasım ayına kadar geçen sürede TÜİK'in inandırıcılığı sorgulanan tüketici enflasyonu bile yüzde 484 oranında yükseldi, hayat pahalılığı 5.8 kat arttı.

Bu süre içerisinde tabi ki maaşlar da arttı ancak özellikle son 4-5 yıldır fiyatlardaki hızlı artış maaş artışlarını öylesine katladı ki, insanların yeni bir yıla değil markete, çarşıya, pazara girecek cesareti bile kalmadı.

Türkiye'yi Geride Bırakarak Umudu Yurt Dışında Arayan Gençlerin 'Türkiye Beni Kaybetti' Akımı

Türk Lirası sırf 2021 yılında bile dolar karşısında en fazla değer kaybı yaşayan ülke para birimi olarak, Arjantin Pesosunun, Şili pesosunun neredeyse iki katı farklarla önüne geçerek birinci oldu.

Döviz kurlarının 18/20/24 TL’lere önce tırmanıp sonra tartışmalı ve ani bir karar ile kur garantisi verilerek düşmesi de uzman uyarılarını haklı çıkartarak yeni yıla dev zamlarla uyanmamızı sağlamışken, insanların Türkiye’de “yeni yıl fobisi” yaşayıp “beni eski yılda bırakın” demelerinde bir gariplik yok sanırız.

Ayırca zaten umutlarını kaybetmişken, gece gece iktidar tarafından açıklanan zam haberleri de sosyal medyada sinirleri ayrıca yıpratmış görülüyor.