İktidarın Kur korumalı mevduat sistemi tutmadı ve yeni sisteme vatandaş ilgisinin kısıtlı kaldığını rakamlar gösterdi.  Beklenti gerçekleşmeyince kur korumalı sistem bu kez şirketler için başlatıldı. Ekonomistler bu sistemle şirketler üzerindeki vergi teftişi, kredi onayı gibi baskılar daha yoğun olabileceğini belirtiyorlar.

“Kuru tutmak için yine satılacak dolar aranıyor” yorumları yapılırken önce bankalara ‘mevduatının yüzde 10’unu TL’ye çevirmeyen komisyon öder’ düzenlemesi, sonra da şirketlere yönelik hamle geldi.

Lirada kalanın kaybettiği TÜİK verilerinde bile açıklanırken yeni düzenleme ‘Rezerv satışıyla kur tutulamayacağı defalarca görüldü. Para yine bu amaç için mi kullanılacak’ tartışmalarını gündeme getirdi. Ekonomistler ise şirketlerin üzerindeki vergi teftişi, kredi onayı gibi baskıların daha yoğun olacağını söylediler. İthalat yapmak için 6 ay bekle. Ticaretini döndüren kaç şirket parasını 1 yıl bağlar? Diye soruldu.

Merkez Bankası’nın peş peşe faiz indirimleri ve siyasilerin mesajları sonrası tarihi günler yaşayan Türkiye’de dolar 18’i euro ise 20 lirayı geçmişti. Merkez’in doğrudan ve dolaylı döviz satarak kura müdahaleleri rezerv eritmekten başka bir işe yaramayınca hükûmet kur korumalı mevduat sistemine geçmişti. Ancak gerçek kişiler kur korumalı mevduata ilgi göstermeyince hükümet yeni bir kararla şirketleri sisteme dahil etti. Buna göre şirketler de 6 ay veya 1 yıl vadeyle TL dönüşüm hesabı açabilecek. Ekonomistler kararı ‘şirketler üzerindeki dönüşüm baskısı artabilir’ şeklinde değerlendirdi.

İstanbul Emek Danışmanlık - SGK Teşvik Uzmanı

Ekonomi yönetiminin verdiği yanlış kararlar Türk Lirası’ndan kaçışı hızlandırmış herkesi döviz, altın almaya sevk etmişti. TL tarihi kayıplar yaşarken Merkez Bankası doğrudan veya dolaylı olarak döviz satarak kura müdahale etti. Ancak yapılan müdahaleler rezerv eritmekten başka bir işe yaramayınca hükûmet kur korumalı mevduat sistemine geçiş yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, durumu dolar kurunun 18 liradan 11 liraya düştüğü 20-22 Aralık tarihleri arasında arka kapıdan döviz satışı yapıldığını belirterek şu sözlerle anlatmıştı ‘’22 Aralık akşamına kadar Vakıfbank 4.5 milyar dolar, Halkbank 3.6 milyar dolar, Ziraat Bankası 6,5 milyar dolar, Merkez Bankası arka kapısından da 4,5 milyar dolar, toplam 19,1 milyar dolar satış yapıldı’’. Kılıçdaroğlu, BDDK verilerine göre kimsenin para bozdurmadığını tersine vatandaşın döviz aldığını vurgulamıştı.

İlk başta gerçek kişiler için devreye alınan sistemde vatandaş döviz bozmadı. Varlıklarını TL’ye çevirenler ise döviz garantisi ile sisteme dahil oldu. Hükümetin tüm çabalarına rağmen kur korumalı mevduata vatandaşın katılımı yetersiz kaldı. Gerçek kişi mevduatı 163 milyar 219 milyon, resmi, ticari ve diğer kuruluşların mevduatı 94 milyar 248 milyon oldu. Gerçek kişiler döviz bozdurmayınca alınan yeni bir kararla şirketler sisteme dahil edildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre şirket ve kurumlar da artık döviz ve altın hesabını TL mevduata dönüştürebilecek. Tüzel kişiler 6 ay veya 1 yıl vadeli TL mevduat hesabı açabilecek. Yurtiçi yerleşik tüzel kişiler, döviz tevdiat hesapları, döviz cinsinden katılım fonları ve altın hesaplarının TL vadeli mevduat ve katılma hesaplarına dönüşmesi halinde sağlanacak desteğe ilişkin esasları düzenleyen tebliğ kapsamına alındı.

Bakan Nebati, Erdoğan'ı kızdırdı!'

Resmi Gazete’nin dünkü sayısında konuya ilişkin olarak yayımlanan iki ayrı tebliğe göre, uygulama kapsamında, yurtiçi yerleşik tüzel kişiler 31 Aralık 2021 tarihinde mevcut olan dolar, euro ve sterlin cinsinden döviz tevdiat hesabı ve döviz cinsinden katılım fonu hesabı ve altın hesabı bakiyeleri, hesap sahibinin talep etmesi halinde dönüşüm kuru üzerinden TL’ye çevrilecek. Mevduat ve katılım bankalarında yurtiçi yerleşik tüzel kişiler için açılacak TL vadeli mevduat ve katılma hesabı 6 ay veya 1 yıl vadeli olacak.

Kur korumalı mevduat sisteminin kapsamının genişletilmesini değerlendiren ekonomistler bu durumun baskı aracı olarak da kullanılabileceğine değindi. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Ekonomi Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr Cem Başlevent, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede ‘’Bireyler ilgi göstermeyince kapsam genişletilmiş. Şirket ve kurumlar da döviz hesaplarını 6-12 ay vadeli kur korumalı mevduata dönüştürebilecek. Şirketler üzerindeki dönüşüm baskısı (vergi teftişi, kredi onayı, vb.) daha yoğun olabilir’’ dedi. Prof. Veysel Ulusoy ise “Sisteme katılmak” deyince insanın aklına farklı şeyler geliyor’’ yorumunu paylaştı.