TÜSİAD Dijital Türkiye Konferansı 2022'de yapılan açılış konuşmamalarında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ise artan yoksulluğa vurgu yaptı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, dijital ve yeşil dönüşüme vurgu yaptığı konuşmasında özetle şunları söyledi;

  • Covid-19 salgını ve maalesef ülkemizde de giderek artan şiddette yaşadığımız aşırı iklim olayları, küresel ölçekteki risklere ve krizlere hazırlıklı olunmasının kritik önemini gösteriyor.
  • Bugün; ülkelerin kalkınma stratejilerini gözden geçirmeleri ve değişen şartlara uyum sağlayacak şekilde yapılandırmaları halinde başarının sürdürülebilir olacağını biliyoruz.
  • Dinamik nüfus yapımız, bilişim teknolojilerinin kullanımındaki artış ve mobil uygulamaların gelişimi itibariyle dijital dönüşüm sürecinde güçlü bir mesafe kat etme potansiyelimiz var. Bu potansiyeli hayata geçirebilmek için eğitimin niteliğinin geliştirilmesi, yetkin insan kaynağının korunması, geniş bant altyapısının güçlendirilmesi, KOBİ’lerin teknoloji kullanımının desteklenmesi gibi unsurları içeren geniş bir vizyona ihtiyacımız var.
  • İnsani gelişme ve yetkinleşme, bilim ve teknolojiye, etkin ve kapsayıcı kurum ve kurallara dayalı bir kalkınma anlayışını esas almalıyız.
  • Yenilenen küresel düzene uyum sağlamak için en önemli ihtiyaçlardan biri teknoloji. Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, makine öğrenimi, blok zincir gibi yeni nesil teknolojilerin üretilmesi ve kullanılması, sektör ve ölçek fark etmeksizin verimlilik ve katma değer artışında katalizör oluyor.
  • Büyük miktarlarda verinin işlenmesi enerji tüketimini de artırıyor. Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 2’sinin, elektrik tüketiminin neredeyse yüzde 10’unun kaynağını bu süreçler oluşturuyor. Bu oranların yükselmemesi için dijital sektörün yeşil dönüşümü gerçekleştirmesi çok önemli.

TÜSİAD'dan iktidara çağrı: İktisat bilimi kurallarına dönülmeli

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı ise konuşmasında dikkat çeken şu cümlelere yer verdi;

  • Tüm dünya değişim ve dönüşümden geçiyor. 2021, pandemi ve iklim aciliyetinin tetiklediği afetlere, artan eşitsizliklere ve derinleşen yoksulluklara tanıklık ettiğimiz zor bir yıl oldu. Dünyamızın geleceği tehdit altında.
  • Geri dönülmesi mümkün olmayan bir noktaya doğru ilerliyoruz. İklim acil durumu ve pandeminin artırdığı eşitsizliklerin yanında dijitalleşmenin hız ve önem kazandığı bir dönemdeyiz.
  • Günümüzde çokça konuşulan Z kuşağının ana odağında teknoloJi ve dijitalleşme yer alıyor. Bu nesil çatışmaları çözmek ve dünyayı iyileştirmek için teknolojiyle beraber dayanışma ve birlikte çalışmanın etkisine derinden inanıyor. Bu kapsamda gençlerin gönüllüğünü tam bir hayırseverlik olarak görüyorum.
  • Pandemi döneminde gençler kendi aralarında kurduğu iletişim ağlarıyla evden çıkamayan kişilerin alışverişlerini yaptı. Boğaziçi Üniversitesi mezunları, hayata geçirdiği ‘tok tuk’ projesi ile bu dönemde maalesef sayısı artan açlık sınırının altında bulunan insanlara sağlıklı yemekler dağıtıyor.

Sahada çalışan bazı kadın sivil toplum örgütlerinin liderleri ile bir araya geldiklerini belirten Sabancı, “Kadın liderlere 2021 ile ilgili deneyimlerini sorduğumuzda yoksulluk meselesinin kadına şiddet kadar kritik hale geldiğini belirttiler. İklim acil durumunun yarattığı yoksulluk konusunda bizi uyardılar” dedi.