Tüm dünyada ve ülkemizde birçok kesimin desteğini ve takdirini alan gezi direnişi doların 1,80 TL’den 1,92 TL’ye çıkması ile Türk toplumunda tepki toplamış ve gördüğü desteği tartışma konusu yapıp özellikle bu konu dolayısı ile katılımcı ve destekçilerine ciddi şekilde fiziki şiddet bile gösterilmişti.

İşte bu dönemde açılan davalardan en ilginç olanlarından bir tanesi de İsanbul Bağcılar Dündar Uçar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde müzik öğretmeni Muhammet Serkan Şener için olandı.

Öğretmen Muhammet Serkan Şener’in sosyal medyada yaptığı bir yorum çalıştığı okulun müdür yardımcısı S.A tarafından okul müdürü R.Y.’e şikayet edilmiş ve diğer öğretmenler de tanık yazılmıştı. Disiplin soruşturması sonunda müzik öğretmeninin, “iktidarda olan partinin çalışmalarını karalayıcı ve aşağılayıcı nitelik arz ettiği” belirtilerek kademe ilerlemesinin durdurulmasına ve başka bir okula gönderilmesine karar verilmişti.

Gezi direniş korosundan "beraber" şarkılar -

Bunun üzerine yapılan başvurularda idare Mahkemesi paylaşımların öğretmenin görevini çalıştığı kurumda sürdürmesinde sakınca oluşturacak nitelikte olmadığı sonucuna vararak disiplin cezasının iptaline karar verdi. Ancak Milli Eğitim öğretmen lehine çıkan bu kararı istinaf yoluna gitti ve Bölge İdare Mahkemesi ilk derece mahkemesinin kararını bozdu.

Öğretmen Şener’in Gezi direnişi sonrasında Facebook hesabından yaptığı şikayete konu olup, uzaklaştırma ve disiplin talebinde bulunulmasına neden olan satırları ise şu şekildeydi;

“31 mayıs 2013’ü 1 Haziran 2013’e bağlayan gece uyuduğum kadar başka bir zamanda huzurlu ve gururlu uyuduğumu hatırlamıyorum.

Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki en şerefli olaydır Gezi ülkemde… Canları alanları da, canları verenleri de, Gezi’nin karşısında duranları da 31 Mayıs 2013’te sokağa dökülenleri de unutmayacağız.

Zaman elbet haklının hakkını verecek, tarih gerçekleri yazacaktır. Ne mutlu Gezi direnişine…”

Hakkında çıkan kararın bozulması üzerine müzik öğretmeni Serkan Şener son çare Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle başka okula atanmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunarak göreviyle ilgisi bulunmayan ve sınırlı kişilere ulaşan paylaşımı nedeniyle başka okula gönderilmesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğini de vurguladı.

Gezi 4 yaşında! | Yaşam

Anayasa Mahkemesi öğretmenin tüm şikayetlerinin ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiğini değerlendirirken; “Başvurucunun sosyal medya hesabı üzerinden yapmış olduğu paylaşımlar nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda başka bir okula atanmasının ifade özgürlüğüne müdahale niteliği taşıdığı değerlendirilmiştir. Bu müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. 13. maddenin ilgili kısmı şöyledir: “Temel hak ve hürriyetler, … yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, … demokratik toplum düzeninin … gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” Cümlelerine yer verdi.

Buna göre Anayasa Mahkemesi şöyle açıkladı:

  •     İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR olduğuna,
  •     Anayasa’nın 26. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine,
  •     Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,
  •     Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.