16 Ekim 2020 Cuma 13:30
Mesut Yılmaz Öldü Mü? Şok İddia Sonrasında Ardı Ardına Açıklamalar Geldi!
Türk siyasetine bir dönem damga vuran eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın hayatını kaybettiği iddiası ve haberleri uzun süredir sosyal medya platformlarında geziniyor. Peki Mesut Yılmaz’ın sağlık durumu nasıl? ‘Hayatını kaybetti’ iddiaları yalanlandı

Türkiye'nin 1990'lı yıllarına damga vuran siyasetçilerden olan Anavatan Partisi Genel Başkanlığı ve Başbakanlık yapan Mesut Yılmaz'ın öldüğü iddiası gündeme bomba gibi düştü. Rahatsızlığı olduğu bilinen Mesut Yılmaz'ın sağlık durumu nasıl? Mesut Yılmaz öldü mü? 

MESUT YILMAZ ÖLDÜ MÜ?

Sağlık durumunun iyi olmadığı bilinen Mesut Yılmaz bir süre önce kritik bir operasyon geçirmişti. Bu operasyonun ardından ise doktorları tedavinin evde yapılmasını kararlaştırdı. Vatandaşlar ise Mesut Yılmaz'ın sağlık durumu ile alakalı bilgi almak için google üzerinden "Mesut Yılmaz öldü mü?" şeklinde aramalar yapıyorlar. 

EMRE ERCİŞ AÇIKLAMA YAPTI MESUT YILMAZ ÖLDÜ DEDİ

Mesut Yılmaz'ın öldüğü iddiasını ilk olarak gazeteci Emre Erciş gündeme getirmişti. Emre Erciş sosyal medya aracılığı ile yaptığı açıklamada, "Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz ölmüş. Kendisi Türk siyasetine Sabetay aileler kontenjanından girmiş birisidir. Hem kendisinin hem de eşi Berna Müren'in çok etkili Sabetay yakınları var. Bu yakınlar arasında Ecevit, Komili, Boyber, Bezmen, Şengör ve Taşkent aileleri bulunuyor." demişti.




DOKTORLAR UMUDU KESTİ AÇIKLAMASI

Mesut Yılmaz'ın sağlık durumu ile alakalı olarak açıklama yapan bir diğer gazeteci ise İsmet Orhan oldu. Aynı zamanda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kültür ve turizm başdanışmanı olan İsmet Orhan, Mesut Yılmaz'ın sağlık durumu ile alakalı olarak, "Medeni duruşu olan bir siyasetçiydi. Cumhuriyetin değerlerine çok büyük bir saygısı vardı. Eski Başbakan Mesut Yılmaz'ın sağlık durumu ile alakalı olarak doktorlarından bilgi aldım. Ne Yazıki artık kendisinden umut kesilmiş." ifadelerini kullandı.

ESKİ BASIN MÜŞAVİRİ SON BİLGİYİ VERDİ

Başbakanlığı döneminde Mesut Yılmaz'ın basın müşaviri olarak görev yapan Şükrü Demiryürek de bir açıklamada bulunarak, "Mesut Bey evde istirahat ediyordu. Ancak bir anda sağlık durumu kötüleşti. Nefes almakta çok büyük güçlük yaşadı. Hemen hastaneye kaldırdık. Şu anda çok kritik bir durumda olmasına rağmen yine de hayata tutunmaya çalışıyor. Sağlık durumunu çok yakından takip ediyoruz." şeklinde konuştu.

ABDÜRRAHİM ALBAYRAK'TAN "MESUT YILMAZ ÖLDÜ" DİYENLERE TEPKİ

Mesut Yılmaz'a yakınlığı ile bilinin Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdürrahim Albayrak ise en net açıklamayı yaptı. Mesut Yılmaz gibi Rizeli olan Abdürrahim Albayrak, "Mesut Yılmaz öldü diyorlar. Bu insanları vicdanı yok. Herkesin bir ailesi var, yakını var, eşi dostu var. Ölmemiş adama öldü diyerek ne elde edeceksiniz. Değerli büyüğümüz Mesut Yılmaz hayattadır. Kimse endişe etmesin, bir rahatsızlığı olduğu doğrudur. Ancak ağır bir durumu yoktur." dedi.



MESUT YILMAZ'IN HAYATI

Ahmet Mesut Yılmaz (d. 6 Kasım 1947, İstanbul), Türk siyasetçi, eski başbakan ve eski Anavatan Partisi Genel Başkanı. 1991 ve 1999 yılları arasında toplam yaklaşık 2 yıl boyunca 3 kez başbakanlık ve çeşitli bakanlıklar yapmıştır. 1991-2002 yılları arasında ise Anavatan Partisi genel başkanlığı görevini üstlenmiştir.

1983 yılında kurulan ANAP'ın kurucu üyeleri arasında yer almıştır ve Genel Başkan yardımcılığı yapmıştır. İlk defa 1983 Türkiye genel seçimleri'nde ANAP Rize milletvekili olarak meclise girmiştir. 1986 ve 1990 yılları arasında Turgut Özal tarafından kurulan hükûmetlerde Dışişleri Bakanı ve Kültür ve Turizm Bakanı olarak görevlendirilmiştir. ANAP Genel Başkanı Yıldırım Akbulut'un istifasının ardından 1991 yılında yapılan kongrede yeni genel başkan seçilerek başbakan olmuştur. 1995 Türkiye genel seçimleri'nin ardından kurulan koalisyon hükûmetinde tekrar başbakan olarak görevlendirilmiştir. 1997-1999 yılları arasında da başbakan olarak görev yapmıştır. 2000-2002 yılları arasında DSP-MHP-ANAP koalisyonunda devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak yer almıştır. Partisi 2002 Türkiye genel seçimleri'nde meclise giremeyince istifa etmiştir.2007 Türkiye genel seçimleri'nde Rize'den bağımsız milletvekili olarak meclise girmiştir. 15 Ocak 2009-2011 yılları arasında ANAP ve Doğru Yol Partisi'nin birleşmesi sonucu kurulan Demokrat Parti'de siyasi yaşamına devam etmiştir. 2004 yılında Yüce Divan’da yargılanmıştır. Cumhuriyet tarihinde Yüce Divan’da yargılanan ilk başbakan olmuştur.

Siyaset öncesi

6 Kasım 1947 tarihinde İstanbul'da doğdu. Ortaöğretimine Avusturya Lisesi'nde başladı ve İstanbul Erkek Lisesi'nde bitirdi. 1971 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nden mezun oldu. 1972-1974 yılları arasında Almanya'nın Köln Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde yüksek lisans çalışması yaptı. 1975-1983 yılları arasında kimya, tekstil ve ulaştırma sektörlerinde, çeşitli özel şirketlerde yönetici olarak görev aldı.

Bakanlık dönemi

1983 yılının mayıs ayında kurulan Anavatan Partisi'nde kurucu üye ve Genel Başkan yardımcısı oldu. Aynı yıl Kasım ayında yapılan genel seçimde Rize milletvekili seçildi. Birinci Turgut Özal hükûmetinde Bilgilendirmeden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na atandı ve hükûmet sözcülüğü yaptı. 1986 yılında Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Bu dönemde Türkiye-Batı Almanya ve Türkiye-Yugoslavya ekonomi karma komisyonlarının başkanlıklarını yürüttü. 1986 yılında ANAP içerisinde yaşanan Turgut Özal ile Bedrettin Dalan arasındaki ayrışmada Dalan tarafında olsa da Özal'ı karşısına almamıştır.

29 Kasım 1987 seçimlerinde yeniden Rize milletvekili seçildi. İkinci Özal hükûmetinde Dışişleri Bakanlığı'na atandı. 1988 yılından sonra Avrupa Demokrasi Birliği genel başkan yardımcılığı yaptı. Yılmaz, Akbulut Hükûmeti'nde de üstlendiği bu görevden 20 Şubat 1990'da istifa etti.

ANAP Genel Başkanlığı ve başbakanlıkları

15 Haziran 1991 tarihinde yapılan Anavatan Partisi Büyük Kongresi'nde genel başkanlığa seçildi. Kurduğu hükûmet 5 Temmuz 1991 günü TBMM Genel Kurulu'nda güvenoyu aldı. 20 Ekim 1991 günü yapılan genel seçimlerden sonra ana muhalefet partisi lideri olarak çalışmalarını sürdürdü.

24 Aralık 1995'te yapılan genel seçimler sonrası Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi tarafından oluşturulan 53. hükûmetin başbakanı olarak görev yaptı.

28 Şubat sürecinde mecliste muhalefet milletvekilleri azınlıkta olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hükûmeti kurmakla görevlendirildi ve Demirel'in eski partisi DYP'den kendine yakın milletvekillerini istifa ettirerek onları Demokrat Türkiye Partisi adı altında toplayıp ANAP-DSP-DTP koalisyonuna (ANASOL-D hükûmeti, 55. hükûmet) sokmasıyla 20 Haziran 1997'de üçüncü kez başbakan oldu. 25 Kasım 1998'de, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kendisi ve devlet bakanı Güneş Taner için verdiği gensoru önergelerinin TBMM'de kabul edilmesinden sonra istifa etti.

18 Nisan 1999 tarihinde yapılan genel seçimlerde partisinin büyük oy kaybına rağmen DSP-MHP-ANAP koalisyonunda yer alarak Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu.

3 Kasım 2002 seçimlerinde partisinin %5 oy oranı ile barajın altında kalmasından sonra görevinden istifa etti. Rize'den milletvekili seçilecek oy oranına ulaşmasına rağmen lideri olduğu ANAP %10'luk barajın altında kaldığından milletvekili seçilememiştir.

ANAP Sonrası Siyasî Yaşamı

25 Mayıs 2007'de Rize'den bağımsız milletvekilliği adaylığını açıkladı. 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan genel seçimlerde Rize'den bağımsız milletvekili olarak meclise girmeye hak kazandı. 2009 yılında Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin birleşmeleri sonucu kurulan Demokrat Parti'ye 31 Ekim 2009'da geçti. 15 Ocak 2011 tarihinde Namık Kemal Zeybek'in genel başkan seçilmesinin ardından Demokrat Parti'den 18 Ocak'ta istifa etti.

Yüce Divan Davası

13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM tarafından, Güneş Taner ile birlikte "Türkbank ihalesi sürecinde malın satımında ve değerinde fesat oluşturacak ilişki ve görüşmelere girdikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 205. maddesine uyduğu iddiasıyla" hakkında Yüce Divan'a sevk kararı alındı. Yüce Divan sıfatıyla görev yapan Anayasa Mahkemesi, her iki kişinin suçlama kararlarının ayrı ayrı ele alınması gereği nedeniyle kararı iade etti. Karar 27 Ekim 2004'te tekrarlandı ve onaylandı. Böylece Yılmaz, Cumhuriyet tarihinde Yüce Divan'da yargılanan ilk başbakan olmuş oldu. Yüce Divan, 23 Haziran 2006 tarihinde davanın kesin hükme bağlanmasını 4616 sayılı Şartla Salıverilme Yasası uyarınca erteledi. Üç üyenin sanıkların beraatini istemesine karşın oy çokluğuyla verilen karar sonucunda, dava normal zaman aşımı süresine kadar muhafaza edildikten sonra düşecek.

Özel yaşamı
Almanca ve İngilizce bilen Mesut Yılmaz, aslen Hemşinli olup Rize ilinin Çayeli ilçesinin Çataldere köyündendir. 1975 yılında Berna Hanım (d. 1953) ile tanışan ve 1976 yılında evlenen Mesut Yılmaz'ın bu evlilikten Yavuz (d.1979-ö.2017) ve Hasan (d.1987) adlarında iki çocuğu oldu.
Kaynak: Wikipedia

Son Güncelleme: 16.10.2020 13:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.