"Eteğini kaldırıp tokat attım" demişti: Celal Şengör hakkında flaş gelişme!

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), bir zoom videosunda öğrencisinin 'eteğini kaldırıp tokat attığını' anlatan jeoloji profesörü Celal Şengör hakkında soruşturma başlatıldığını bildirdi.

Gündem 20.09.2021 - 08:29 20.09.2021 - 11:10

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, Prof. Dr. Celal Şengör'ün bir öğrencisiyle anısını anlatırken kullandığı ve cinsel taciz olarak nitelendirilen ifadeleri hakkında harekete geçti.

Üniversite'nin Twitter hesabı üzerinden bir açıklama yapılarak, Şengör hakkında idari soruşturma açıldığı ve soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

İstanbul Teknik Üniversitesi, fiziksel, sözlü ve diğer şekillerdeki tacizin, küçük düşürücü davranışların her çeşidine karşı olup bu tür eylemleri gerçekleştiren kişilere en küçük bir tolerans göstermeyecektir."denilen açıklama, ardından şöyle devam etti;

"İTÜ’nün yüzyıllara yayılan köklü birikiminin ve vizyonunun getirdikleri, böyle konularda gereken sorumluluğu almayı ve en net biçimde tavır göstermeyi gerektirmektedir.

Taraflardan birinin mağdur olması ve korunması gereken özel hayatı nedeniyle idari soruşturma sonuçlanıncaya kadar kamuoyunu sabırlı olmaya davet ediyoruz. Olayın cezai yönü savcılık incelemesinde olup hukukun üstünlüğüne olan inancımız tamdır.”

"Eteğini kaldırıp tokat attım demişti"

İTÜ’de akademisyen olarak görev yapan Prof. Dr. Celal Şengör, zoom toplantısından bir kesit olduğu anlaşılan videoda öğrencisine sinirlendiği için ‘eteğini kaldırıp tokat attığını’ ifade etmişti.

Şengör videoda, "O kadar kızdırdı ki, eteğini kaldırdım. Kıçına bir tokat attım. Bu dehşete düştü. Baktım böyle bakıyor bana. 'Bana bak' dedim 'baban bunu yaptı mı' dedim. 'Bana babam bile bunu yapmadı' dedi. Heh dedim eksik kalmış, şimdi tamamlandı" demişti. 

Celal Şengör kimdir? 

24 Mart 1955’te Rumeli göçmeni bir ailenin çocuğu olarak İstanbul'da dünyaya gelen Ali Mehmet Celâl Şengör, Türk akademisyen, jeolog ve bilim insanıdır.

Celal Şengör, İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsünde görev yapmaktadır.

Eğitimi

Robert Koleji'nden den mezun olan Şengör, liseyi bitirdikten sonra üniversite eğitimi için Amerika'ya gitmiştir.

Şengör, 1972'de Houston Üniversitesi'nde lisans eğitimine başlamış ancak okulun Şengör'e göre kaliteli olmaması nedeniyle 2,5 sene sonra Albany'de bulunan New York Eyalet Üniversitesi Jeoloji bölümüne yatay geçiş yapmıştır. 

Akademik kariyeri

Mehmet Fuat Köprülü'den sonra Rus Bilimler Akademisine seçilmiş ikinci Türk profesörü olan Şengör'e Alman Jeoloji Derneği tarafından Gustav Steinmann Madalyası verilmiştir. Fransa, Birleşik Krallık, Avusturya ve Amerika Birleşik Devletleri'nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmalarda bulunan Şengör, jeolojide bilhassa yapısal yer bilim ve tektonik dallarındaki çalışmaları ile ün yapmıştır.

1988'de Neuchâtel Üniversitesi Fen Fakültesi'nden şeref bilim doktoru unvanına sahip olan Şengör, 1990 yılında Academia Europaea'ya kabul edilmiştir. Aynı yıl Avusturya Jeoloji Servisi muhabir üyesi, 1991 yılında ise Avusturya Jeoloji Derneği şeref üyesi olmuştur.

Yine 1991 yılında Kültür Bakanlığı'nın Bilgi Çağı Ödülünü kazanmış ve 1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Genel Jeoloji Anabilim Dalı'nda profesörlüğe yükselmiştir.

İleri seviyede İngilizce, Fransızca ve Almanca bilen Şengör, Felemenkçe, İtalyanca, Portekizce, İspanyolca ve Osmanlı Türkçesi de okuyabildiğini söylemiştir.

Sağlık durumu

Celâl Şengör'e hafif Asperger teşhisi konulmuştur ve kendisi bu durumu şu sözlerle anlatmaştır: "Ben de hafif Asperger ile teşhis edilmiş bir insanım ve bu özelliğime şükran borçluyum. Otistik olmasaydım bilimde elde ettiğim başarıları elde edemezdim."

Etnik kökeni

Celâl Şengör, katıldığı bir programda, kökenini şu şekilde açıklamıştır:

"Babaanneme bakıyorum; mavi göz, sapsarı saç, şahane bir endam; Sırp kızı. Gayet açık. Dedeme bakıyorum; tipik bir Arnavut, Sırp karışımı var belli. Anneanneme bakıyorum, tipik bir Helen. Hepsi de Türk. Pasaportlarında Türk yazıyor. (...) Bugün ben kendimi Türk milliyetçisi olarak tanımlarım. (...) Benim damarlarımda bir damla Türk kanı yok, ağabey. (...) Atatürk'ün milliyetçiliği, kardeşim. (...) Biz göçmen miyiz? Ya, biz burayı kuranlarız be! Biz olmasak Türkiye Cumhuriyeti olmayacaktı belki. Sevr'e hapsolmuş oturuyor olacaktık, değil mi? Ben burayı savunmak istiyorum. Çünkü biz vatan kaybetmiş insanların çocuklarıyız."

Yorumlar