Öncelikle Fed'in dün yayımlanan ve piyasaların para politikasında sıkılaştırma yanlısı olarak değerlendirdiği 14-15 Aralık politika toplantısının tutanaklarına göre, Fed'in sıkı istihdam piyasası ve yüksek enflasyon nedeniyle ekonomiyi yavaşlatmak için faizleri öngörülenden daha erken yükseltmek durumunda kalacağı ve bilançosundaki varlıkları azaltabileceği belirtilmişti. Dolayısı ile tüm uluslararası piyasalarda Fed'in öngörülenden daha hızlı faiz artırımına gideceği beklentileri çoğalmış oldu.

Fed tutanaklarındaki açıklamalar sonrası ABD'nin 10 yıl vadeli Hazine tahvili getirileri Nisan 2021'den beri olan en yüksek seviyesine çıkarken Fed'in faiz artışında daha ‘agresif’ olacağı sinyalini vermesi, riskli varlıkların cazibesini azaltarak gelişmekte olan ülke para birimlerinde daha fazla düşüşü tetikleyebileceği yorumlarını getirdi.

Uzmanlardan kritik uyarı geldi! FED faiz artırırsa döviz kurunda bu olacak

Londra’daki InTouch Capital Markets’te Kıdemli Kur Stratejisti olan Piotr Matys hızla artan tahvil faizlerinin gelişen ülke varlıklarının cazibesini azalttığını söylerken, dolayısı ile Merkez Bankalarının henüz faiz artırımına başlamadığı ve negatif reel faiz veren ülkelerin ‘en kırılgan ülkeler’ olacağını belirtiyor.

Uluslararası piyasalara bakıldığında ise ABD'nin göstergesinde 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi dün yüzde 1.7530 ile Nisan 2021'den bu yana görülen en yüksek seviyeye gelirken bugün en son yüzde 1.7211 seviyesine çekilmiş durumda. Geri çekilmeye rağmen 10 yıllık Hazine tahvil getirilerinin dün gördüğü seviye, 2021 kapanışı olan yüzde 1.5118'in oldukça üzerinde. Yani yükselen ABD Hazine tahvili getirileri, dolar endeksinin bu hafta yüzde 0.63 yükselmesini sağladı.

Şimdi ise piyasaların yakından takip ettiği istihdam verisi konusunda, kasımda yüzde 4.2 olarak açıklanan işsizlik oranının aralıkta yüzde 4.1'e gerilediğini göstermesi bekleniyor. Salgın umulan seviyelere gerilememiş olsa bile işsizliğin gerilemesi, ekonominin 2021'i daha iyi bir seviyede kapattığına işaret edecek ve son günlerde alınan haberlere göre de bu durum kuvvetle muhtemel görünüyor.

Fed kararı sonrası dolarda son durum (Dolar ne kadar?) - Güncel Ekonomi Haberleri

St Louis Fed Başkanı James Bullard, dünkü açıklamalarında Fed'in Mart ayı kadar erken bir tarihte faizleri yükseltebileceğini ve şu anda enflasyon kaşısında ihtiyaç duyulan daha agresif hamlelerde bulunmak için "iyi bir konumda" olduğunu söylerken, San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise dün gerçekleşen farklı bir etkinlikte Bullard'ın sıkılaştırma yanlısı açıklamalarından farklı olarak, kendisinin de bu yıl faiz artırımları beklediğini ancak politikanın sıkılaştırılması konusunda fazla agresif hamlelerde bulunmanın istihdam piyasasına zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Peki Son Dakika Haberi Olarak Türkiye İçin Uzmanlar Ne Diyor?

FED Faiz kararını açıkladı, Dolar DÜŞTÜ! 4 Kasım 2021 Dolar ne kadar oldu?

Enflayonun yüzde 36'ya yükselerek yaklaşık 20 yılın en hızlı artışını kaydetmesine karşılık, TCMB'nin 22 puan daha düşük olan politika faizini artırmayacağı beklentisi geçen yıl sert bir şekilde yüzde 44 değer kaybeden TL'nin cazibesini ortadan kaldırarak zayıflamasına neden olmuştu.

Hafta başından bu yana negatif getiri etkisi ve enflasyonda daha da yükseliş beklentisiyle değer kaybını sürdüren TL, dolar karşısında 14 seviyelerine gelmiş durumda. Ekonomistler enflasyonun mayıs ayına kadar yüzde 50'ye yükselebileceği uyarısında bulunurlarken, bu durumun TL'nin zaten negatifte olan getirisinin iyice düşmesine yol açacağını da belirtiyorlar.

Konu ile ilgili Türkiye için en çarpıcı ve kesin yorumlar ise dünya devi JP Morgan ve Goldman Sachs’den geldi.

“Politika yapıcılardan hiçbir pişmanlık işareti görmüyoruz ve bundan dolayı gelecek aylarda sıkı para politikası izleneceğini düşünmüyoruz” diyen JP Morgan, buna rağmen daha fazla parasal genişlemenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için bile gerçek üstü olacağını çarpıcı ve düşündürücü bir şekilde dile getirdi.

“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için bile gerçek üstü” diyerek çarpıcı bir yorum yapan JP Morgan'dan önce Goldman Sachs de Türkiye'ye ilişkin ilginç bir anlatım kullandı.

Goldman Sachs müşterilerine gönderdiği notta, "Yetkililerin TL'ye istikrar kazandırmak için seçtiği olağandışı politika tercihlerini sürdürdükleri göz önüne alındığında bunun gerçekleşeceğine yönelik inancımız güçlü olmasa da, tahminlerimiz ikinci çeyrekte faiz oranlarının sert biçimde yükseleceği yönünde" dedi.

Türkiye olarak yabancı basından, yabancı uzmanlardan, uluslararası dev banka ve kurumlardan “olağandışı politika tercihleri” ya da Merkez Banka’mıza yönelik “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası için bile gerçek üstü” şeklindeki anlatımlar ise maalesef ki uzmanların bahsettiği o “kırılgan ülkeler”in başında olduğumuzu gösteriyor.

Türk ekonomisi olarak yaşamakta olduğumuz bu tarihi günlerde ülkemiz ile ilgili bu yorum ve anlatımlara göre tahmin edildiği üzere enflasyon ve döviz kurlarının ülkemizde artarak devam edeceği dünya basınında da uzman görüşleri ile kesinlik kazanmış durumda.

Uzmanlar ayrıca Fed’in Aralık ayı toplantısına ait tutanakların, politika yapıcıların daha erken sıkılaşmaya gitmesini ve bilançosunu küçültmeyi değerlendirdiğini gösterdiğini söyleyerek bu beklentinin, halihazırda dolardaki yükseliş, enflasyondaki artış ve Kovid-19 vakalarıyla mücadele eden gelişen ülkelerin varlıkları üzerinde ek baskıya neden olabileceğini belirtiyorlar.

Görüşlerin bildirildiği geçtiğimiz hafta perşembe günü ise Malezya ringiti, Türk Lirası ve Tayland bahtı en çok düşen para birimleri olarak dikkat çekmiş ve bu tahminlerini güçlendirmişti.