Ülke olarak geçirdiğimiz ağır ekonomik kriz ve Türk Lira’sının değer kayıpları sonrası alınan ekonomik ve siyasi yönden tartışmalı karar “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” uygulaması Diyanet’e sorulunca olanlar oldu.

Hatırlarsanız birkaç gün önce, Ziraat Katılım'ın Danışma Komitesi, paylaştığı icazet belgesi ile TL'nin değer kaybının ardından açıklanan Kur Korumalı TL Katılma Hesabı’nın "kamu yararı dikkate alınarak İslami Finans İlke ve Esasları’na uygun görüldüğünü" açıklamış, “Elbette en doğrusunu Allah Teala bilir" ifadesiyle sonlanan belge bankanın resmi internet sitesi üzerinden de Danışma Komitesi tarafından imzalı bir şekilde paylaşılmıştı.

Ziraat Katılım Bankası'nın kur korumalı TL mevduat hesapları için ilahiyatçılardan olur alarak 'İslami finans ilke ile esaslarına uygun' ifadeleriyle paylaştığı belge tartışma yaratıp ayrıca sosyal medyada alay konusu olurken, konu Diyanet’e de soruldu.

hukumet-dolar-kuru-dusurmek-icin-diyanete-sarildi

Diyanet’in telefonla fetva hizmeti verdiği ALO 190 Fetva Hattı üzerinden sistemin açıklanmasından kısa bir süre sonra verilen fetvada ise normal vadeli mevduat hesaba ilişkin fetva anımsatılarak “Aynı fetva geçerli. Dinen aynı hükümlere sahip. Vadeli mevduatta da faiz geçerli, kur korumalıda da. Sonuçta banka fazlalık veriyor, yani faiz tahakkuk ediyor. Bu yüzden sakıncalı, haram” denilmesinin hemen ardından bu defa da farklı bir açıklama geldi.

Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kur korumalı TL vadeli mevduat hesabına para yatırmanın, buradan gelecek fazlalıkları kullanmanın dini hükmü nedir?” sorusuna "Faizli mevduat hesaplarına yatırım yapmak ve vadeli döviz satışında bulunmak kurulumuzca caiz görülmemektedir” dedi. Devlet tarafından karşılanacak kısım hakkında ise “Ancak içerisinde faiz unsuru bulunmayan herhangi bir uygulamaya devletin kendiliğinden belli oranlarda yaptığı mali katkı alınabilir” şeklinde hem ilk beyana tezat hem de kendi içerisinde ilginç bir mantığı olan söylem paylaşıldı.

Yine hatırlanacağı üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nın (MB) faiz indirmesine ilişkin kasım ayındaki “Nass ortada. Nass orada olduğuna göre sana bana ne oluyor? Olaya buradan bakacağız ve adımımızı ona göre atacağız” açıklamasının ardından 19 Aralık’ta da “Neymiş efendim, faizleri düşürüyormuşuz. Benden başka bir şey beklemeyin. Bir Müslüman olarak ‘nas’lar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim. Hüküm bu” demiş ve hemen ertesi günü olan 20 Arlık’ta ise Türk Lirası’nın yüksek değer kaybının önlenmesine ilişkin tedbirler kapsamında kur korumalı TL vadeli mevduat sistemini açıklamış ve savunmuştu.

Erdoğan'ın müjdesi Diyanet'e zırhlı Mercedes

Türkiye Cumhurbaşkanı tarafından bir gün ara ile yapılan iki farklı açıklama ve sonrası, ters köşe bir karar ile sert düşüş gösteren döviz kurları bu nedenle ve yine Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yeni sistem ile ilgili bizzat kurulan “küçük yatırımcı çarpıldı” sözleri ile tartışma konusu olmuştu.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre, ALO 190 Fetva Hattı üzerinden verilen fetvanın aksine “haram” nitelendirmesi yapılmayan yanıtta, “Kurulumuzun faizle ilgili kararları ve duruşu bellidir. Faizli mevduat hesaplarına yatırım yapmak ve vadeli döviz satışında bulunmak kurulumuzca caiz görülmemektedir” denildi. Sistemde, devlet tarafından karşılanması öngörülen kısma ilişkin ise “Ancak içerisinde faiz unsuru bulunmayan herhangi bir uygulamaya devletin kendiliğinden belli oranlarda yaptığı mali katkı alınabilir” ifadeleri kullanıldı.