Türkiye üniversite öğrencisi Enes Kara'nın, cemaat yurdunda gördüğü baskıları anlatmasını ve ardından yaşamına son vermesi ile resmen bir sarsıntı geçirdi. Cemaat ve tarikat yurtlarındaki artışı ve denetimsizliği gözler önüne seren olay sonrası tüm gözler yetersiz olan devlet yurtlarındaki duruma çevrildi.

Son yıllarda MEB’in yurt sayısı ve kapasitesi gerilerken, cemaat ve özel yurt sayısı 3’e katlanmış durumda olması korkutan bir gerçek olarak gündeme geldi.

MEB’in açıkladığı verilere göre 2019-2020 eğitim ve öğretim döneminde KYK’ye bağlı 793 yurt bulunuyordu. Bu dönemde yurtlar 703 bin 175 öğrenci barındırabiliyordu.

2020-2021 eğitim ve öğretim dönemine gelindiğinde ise yurt sayılarının 773’e gerilediği görüldü. 703 bin olan kapasite sayısı ise yaklaşık 7 bin kişilik bir erimeyle 695 bine gerilemişti.

Lisans ve ön lisans düzeyinde örgün eğitim gören öğrenci sayısı ise 3 milyon 800 bin. Mevcut veriler öğrencilerin yalnızca yüzde 18’inin barınma ihtiyacının devlet tarafından karşılanabildiğini gösterirken MEB’e göre 2016’dan bu yana yurt sayısında ve kapasitelerinde de kayda değer bir artış görülmüyor.

Tarikat yurtlarında skandallar bitmiyor

Ancak devlet yurtlarının sayısında ve kapasitesindeki düşüşe karşın son 10 yılda vakıf yurdu sayılarındaki 3 kata yakın artış ise dikkat çekici.

2007’de 154 olan vakıf yurdu sayısı, 2019’da 454’e çıkarken ücretleri kira fiyatlarıyla yarışan özel yurtların sayısı ise 2007’de 199 iken; 2019’da 592’ye çıkmış durumda.

Vakıf yurtları içerisinde ise AKP’ye yakınlığı ile bilinen kurumların ağırlığı ise dikkat çeken başka bir durum ki bunların arasında çocuk tacizleri ve ölümleri ile gündeme gelenler de var.

Resmi verilere göre; İlim Yayma Vakfının İstanbul’daki yurtlarının toplam kapasitesi 3 bin 455, TÜRGEV’in sadece İstanbul’daki yurtlarının kapasitesi 2 bin 396, meşhur Ensar Vakfının ise yine sadece İstanbul’daki yurtlarının kapasitesi ise 1089.

Bu rakamlara karşın İstanbul’da KYK’ye bağlı sadece 21 yurt bulunuyor ve bu yurtların toplam kapasitesi ise sadece 18 bin.

Genel Sağlık-İş: Cemaat ve tarikat yurtları kapatılmalı, gençlerimizin geleceği çalınmamalıdır

Tüm Yurt ve Özel Barınma Hizmetleri İşverenleri Sendikası’nın verilerine göre ise, devlet denetiminde özel yurtlara bağlı 230 yurtta 50 bin yatak kapasitesi var. Kaçak yatak sayısı ise denetlenenin 3 katı 150 bin. 150 bin yatak, kayıtlarda yurt görünmediği için denetlenmiyor durumda. Tabi bunlara ek olarak Enes Kara olayındaki gibi yurt değil de “öğrenci evi” görüntüsü altında sayısını tahmin etmekten bile çekindiğimiz tarikat ve cemaat yurtları var.

İyi Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur ise şu sözlerle yurtlardaki korkutucu gerçeği anlatıyor; “2016’dan beri neredeyse yeni bir yurt yapılmamış. 773 tane devlet yurdu var. 4 bin 406 tane de özel yurt var. Özel yurtların kapasitesi 442 bin devlet yurtlarının kapasitesi 695 binlere gerilemiş, 2021 itibariyle. Yani siz okumak, yurt ihtiyacı olan öğrencilerinize devlet olarak sadece 695 bin kişiye yurt verebilir hale düşmüşsünüz.”

Aylin Cesur “2021 yılında devletin, 2021 için aktardığı para 223 tane cemaate 173 milyon 704 lira. İlim Yayma Cemiyeti’nin 107, TÜRGEV’in 18, TÜGVA’nın 38, Ensar Vakfı’nın 60 tane maalesef kurumuna, toplam 223 tane.” Sözleri ile devletin yani Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet yurtlarını azaltırken, devlet yurtlarına yatırım yada iyileştirme yapmazken, cemaat yurtlarına 173 milyon Türk lirası aktardığı gerçeğinin altını çiziyor.

Bir devlet üstelik Türkiye Cumhuriyeti devleti cemaat yurtlarına 173 Milyon Türk Lirası aktarıyor. Cemaat yurtlarına 173 Milyon Türk Lirası aktarıyor.

Bir de unutmadan her geçen yıl MEB’in verdiği resmi bilgilere göre devlet yurdu sayısı ve kapasitesi geriliyor. Ve Türkiye Cumhuriyeti devleti cemaat yurtlarına 173 Milyon Türk Lirası aktarıyor.

Türkiye'nin çeşitli illerinde 'Tarikat yurtları kapatılsın' eylemi - Son dakika haberleri – Sözcü