Türkiye limanlarının ihalesiz olarak 49 yıla kadar, özellikle de yaşadığımız bu siyasi günlerde acele ile uzatılması tartışma ve soru işareti yaratırken, herkesi şaşırtacak bilgi İYİ Parti’den geldi.

2004 yılında da, Binali Yıldırım’ın bakanlığı döneminde Atatürk Havalimanı’nın işletme süresinin 500 milyon dolara uzatılmak istendiğini, DPT’nin direnmesiyle ihalenin 2 milyar 925 milyon dolara sonuçlandığını açıkladı ve durumun vahametini “benzer bir süreç” yaşandığı cümleleri ile anlattı.

AKP, torba yasa ile limanların işletme sürelerini ihalesiz olarak uzatma yetkisini Meclis’ten geçirmeye çalışırken İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, “Limanlar için iktidar değişiminden önce sözler mi verildi? Süre uzatarak bir şey mi yapılmaya çalışılıyor?” sorularını yöneltirken yaşanılan süreci bir yolsuzluk skandalını açıklayarak özetledi.

Atatürk Havalimanı kapatılırken ödenecek tazminat için de ihale yapılmış | soL haber

Usta’nın sözleri ile 2004’te benzer bir girişimin son anda önlendiği ortaya çıktı. AKP’li Binali Yıldırım’ın Ulaştırma Bakanlığı döneminde “Büyük bir yolsuzluğu önledik” diyen İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta net olarak, “Limanlar için iktidar değişiminden önce sözler mi verildi?” dedi.

AKP, daha önce yine bir torba yasa teklifinde yer alan ancak tepkiler üzerine tekliften çıkarılan “bazı limanların işletme sürelerinin ihalesiz olarak 49 yıla kadar uzatılması” maddesini yine alakasız bir torba yasaya eklemiş, ancak muhalefetin yoğun tepkisine karşın madde, önceki gün gece saatlerinde kabul edilmişti. Meclis’teki görüşmeler sırasında söz alan İYİ Partili Usta, Atatürk Havalimanı’nın işletme süresinin geçmişte benzer şekilde uzatılmak istendiğini ancak bürokrasinin direnmesi sonucu uzatılamadığına değinmişti.

ATATÜRK HAVALİMANI VE AKP HAKKINDA ŞOK İDDİA! “O GÜNLERDE KORKUYORLARDI” "SÖYLEMEDİK"

Binali Yıldırım'ın yeni görevi belli oldu' iddiası: Odası hazırlanıyor | soL haber

Asıl çarpıcı açıklamayı ise Erhan Usta, bu konunun daha önce gündeme yansımadığını ancak limanlara ilişkin teklifin gelmesi üzerine anlatmak zorunda kaldığını söyleyerek şu vurucu bilgiyi verdi;

“O zamanlar ilk yıllarıydı, hukuk sisteminden biraz daha çekiniyorlardı. Kurum olarak bizim rızamız olmadan yapılabilirdi ama çekiniyorlardı. Bu konu Yüce Divan’lık konu olurdu. Şimdi kanunla geçiriyorlar. Bütün sorumluluğu Meclis’e yıkmış oluyorlar” dedi. Usta, 2004’teki olay gerçekleşirken bir denetim mekanizması olduğunu ve ortak aklın yürütüldüğünü, şimdi ise o mekanizmaların olmadığını belirtti.

Pandemi ile yaşanan tedarik zincirindeki aksamaların Türkiye’nin önemini güçlendirdiğini, limanların daha da önemli hale geleceğini belirten Usta, “Sürenin bitmesine en az beş yıl var. Niye şimdiden yapılıyor? Şimdiden yapmak ile 3-4 yıl sonra yapmak arasında fiyat fark edecektir. Birilerine bir garanti mi verildi? İktidar değişiminden önce birilerine sözler mi verildi? Süre uzatarak bir şey mi yapılmaya çalışılıyor? Kimse, niye acele ediliyor, ihalesiz yapılıyor sorusuna yanıt vermedi. Bu da insanı kuşkulandırıyor. Yolsuzluğa açık bir durum” dedi.